5 Kasım 2012 Pazartesi

RUH SAĞLIĞI ÖNEMİ VE TANIMI


Dünya Sağlık Örgütüne göre: "Sağlık; bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik halidir." Freud'a göre ruh sağlığı sevmek ve çalışmak olarak tanımlanır. Ruh sağlığı iyi olan bireylerin genel özellikleri:

1- Kendini ve çevreyi gerçekçi bir biçimde algılayabilen ve değerlendirebilen, kendine güvenen, saygı duyan ve seven ve kendisi ile barışık olan,
2- Aynı şekilde başkalarını da anlayabilen, seven ve sayan, çevresine gerçekçi biçimde güvenen, kişiler arası ilişkilerden doğum sağlayabilen, gerektiğinde onlara ilişkin sorumluluklar yüklenebilen,
3- Yaşadığı toplumun kültürel, sosyal ve ekonomik normlarına uyabilen, uymadığında çevreyi rahatsız etmeden bunu çözmeyi başarabilen,
4- Yaşama hevesi ile yaratıcı olabilen, kendisi için uygun planlamalar yapan, uygun amaçlar belirleyen, onlara esnek olarak eğilebilen,
5- Başarısızlıklarını, düş kırıklıklarını yani sınırlı yetilerini olumlu biçimde kabul edebilen, problemlerini çözümleyebilen,
6- Değişen durumları değerlendirebilen, yani seçenekler sunabilen, kendisi ve çevresi için en yararlıyı seçip uygulayabilen,
7- Yeniliklere açık olan, farlılıkları anlayışla karşılayan, esneklik ve saygı gösterebilen,
8- Gerektiğinde çevreyi biçimlendiren, biçimlenmiş çevreye uyum sağlayabilen,
9- Tutum ve davranış eylemleri ile kendisine ve çevresine rahatsızlık değil huzur ve neşe verebilen,
10- Karşı cinsle anlaşmada saygı ve sevgiye dayanabilen; heteroseksüel ilişki kurup onu sürdüren, kendisine ve eşine doyum sağlayabilen,
11- Güncel olaylardan zevk alabilen, yaptığından tat alan; gerektiğinde üzülebilen, sevinebilen,
12- Uygun yer ve zamanda gereken kişilere bilgi, duygu, düşünce, inanç ve tutumlarını aktarabilen
bireyler ruhsal açıdan sağlıklıdır.
Kavrayışta, sevgide, çalışmada, başarmada ve eğlenmede yeterli olan kişi ruh sağlığı iyi olan kişidir.
Ruhsal yönden sağlıklı yaşama yollarını geliştiren, ruhsal problemleri oluşmadan önleme yollarını gösteren bilgi koluna "Koruyucu Ruh Sağlığı", ruh hastalıklarının nedenleri, belirtileri, çeşitleri ve tedavisiyle uğraşan bilim dalına da "Psikiyatri" denir. Psikiyatristler; 6 yıllık tıp fakültesini bitirdikten sonra 5 yıl ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlık eğitimi görürüler. İlaç yazma yetkileri vardır. Psikologlar; 4 yıllık psikoloji bölümü mezunudurlar ve ilaç yazma yetkileri yoktur.
Ruhsal durum ve beden bir bütündür ve iç içe geçmiştir. Örneğin utandığımızda yüzümüz kızarır, heyecanlanınca kalbimiz hızlı çarpar. Birçok ruh hastalığında bedensel hastalıklarda olduğu gibi ağrı, uyuşma, halsizlik, kasılma, felç, körlük gibi belirtiler görülebilir.
Yaşam Dönemlerine Göre Ruh Sağlığıyla İlişkili Sorun Alanları:
  • Doğum öncesi, Doğum, Doğum sonrası dönemi
  • Okul öncesi ve Okul çağı
  • Gençlik dönemi
  • Yetişkinlik dönemi
  • Yaşlılık dönemi
Doğum Öncesi, Doğum, Doğum Sonrası Dönemi
Akraba evliliklerinden kaynaklanan genetik sorunlar nedeniyle şizofreni ve madde bağımlılığı gibi bozukluklara yakalanma riski artar. Doğum öncesi ve sonrasında beslenme yetersizlikleri, bilgisizlik ve fakirlikten dolayı oluşan enfeksiyonlar sonucu zeka geriliği ve epilepsi gibi hastalıklar sık görülür.
Okul Öncesi ve Okul Çağı
Aile içi, yuva ve okuldaki yetiştirme ile eğitim kusurları çocuk ruh sağlığı için önemli sorun alanlarıdır.
Gençlik Dönemi
Niteliksiz eğitim koşulları, gelecek kaygısı, spor alanlarının ve serbest zaman etkinliklerinin kısıtlılığı gençler için önemli stres kaynaklarıdır.
Yetişkinlik Dönemi
Ekonomik sorunlar, iş olanaksızlıkları ve sosyal güvence eksiklikleri olumsuz etkiler oluşturur.
Yaşlılık Dönemi
Yaşlı nüfusun hızla artması, aile içi değersizlik ve yük olma kaygıları ve bakım-beslenme sorunları sayılabilir.

FOTOĞRAF MAKİNESİNİN İCADI

Bugün birkaç saniyede poz verip çektiğiniz ,banyosu son derece kolaylıkla yapılan, gerekirse tez zamanda büyültülüp istediğiniz boyutta kopyası elinize verilen fotoğrafın, aslında yüz yıllarca süren deneme ve çalışmaların sonucu olduğuna inanmak gerçekten güçtür. Aslında, fotoğraf makinesi büyük icatların çoğu gibi bir kişi tarafından icat edilmemiştir. Fikrin doğması,uygulanması,gelişimi,değişik kişilerin çalışmaları ve uzun aralıklı dönemlerin sonucudur.
11. ve 16. yüzyıllar arasında, insanlar "karanlık oda" fikriyle ilgili çalışmalar yapmışlardı. Gerçekte kağıt üzerine bir resmin "alınması" söz konusu değildi. 

1568 yılında Daniello Barbaro, "karanlık oda" adı verilen cihaza bir mercek ekledi. İlkel bir objektif niteliğindeki merceğin açılışı, görüntünün daha kesin olabilmesi için değişebiliyordu. 1802 yılında, Thomas Wedgwood ve Sör Humphrey Davy, ışığa karşı duyarlı bir maddeyle kaplı kağıt üzerine, kontak baskı yoluyla siluet ve görüntüler tespitine muvaffak oldular. Fakat baskı ömürlü değildi. 

1816 yılında, Joseph Niepce,bir mücevher kutusu ve bir mikroskoptan alınmış mercekle ilkel bir fotoğraf makinesi yapmayı başardı. Negatif bir görüntüyü tespit etti. William Talbot adındaki İngiliz, 1835 yılında,negatiften alınma ilk pozitif baskıyı yaptı. Görüntünün ömürlü (devamlı) olması sağlanabilmişti. 
l839�da,Louis Daguerre,gümüş plak üzerine görüntü aldı. Aynı çıkış noktasından temellenen çalışmalar birbirini izledi. Başlangıçta ağır adımlı gelişmeler bir sonrakine zincirlendi. 

En sonunda,1888 yılında,kutu fotoğraf makinesi piyasaya sürüldü. Bu makine,Kodak sistemini kullanan (Eastman Dry Plate and Film Company-Eastman Kuru Plak ve Film Şirketi) tarafından geliştirildi. Söz konusu makine, 100 pozluk filmle dolu olarak satıldı. Çekimden sonra, makine ve film Rochester'e gönderiliyor,burada film almıyor,banyo işlemi yapılıyor, makineye tekrar film doldurularak sahibine iade ediliyordu.

17 Ekim 2012 Çarşamba

Kişiliği , Kişilikle İlgili Temel Kavramları ve Kişiliği Etkileyen Temel Faktörler

KİŞİLİK NEDİR ? 
Kişilerden söz ederken "hoş" "canlı" "mutlu" "mutsuz" "iyilik yapan" "güçlü" gibi tanımlamalar kullanırız. Burada anlatılmak istenen, bireyin gösterdiği davranış özellikleridir.
Kişilik, bir bireyin tüm ilgilerinin, tutumlarının, yeteneklerinin, konuşma tarzının, dış görünüşünün ve çevresine uyum biçiminin özelliklerini içeren bir terimdir.
Asıl olan, kişiliğin kendine özgü ve ahenkli bir bütün olmasıdır. Bireyin belleği, dış görünüşü, direnme süresi, sesi ve konuşma tarzı, tepki hızı, sporculuğu gibi özelliklerinin hepsi o insanın kişiliğini betimlemede önemlidir.

KİŞİLİKLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR 

 
1-) Huy (mizaç): Kişiliğin biyolojik ve fizyolojik yönüdür. Kişiliğin bu yönü doğuştan getirilir ve değiştirilemez. Sinirlilik, neşelilik, içe dönüklük, dışadönüklük, soğukkanlı olma gibi kişiliğin özellikleri mizaçtır.
2-) Karakter: Bireyin toplumun sosyal değerlerine uygun davranış gösterme özelliğidir. Yani kişiliğin ahlaki yönüdür. Çevreden kazanılır ve eğitim ile şekillenir. Dürüstlük, sevecen olmak, sahtekâr olmak, mücadeleci, sorumsuz olma gibi ifadeler karakter özelliğidir.
3-) Tutum: Bir kişinin herhangi bir nesneye veya duruma karşı genel bir duygusunu, değerlendirmesini veya belirli şekilde tepki göstermesini ifade eder. Bu tepki veya değerlendirme olumlu da olabilir olumsuz da olabilir. Tutumlar kişiye özgüdür.
4-) İstidat (Yatkınlık): Bireyde doğuştan var olan ama ortaya çıkmamış özellikleridir.
5-) Yetenek: Doğuştan insanda var olan istidatların çevrede işlenerek işe yarar hale getirilmesidir. Yani istidatları ortaya çıkmış halidir.
6-) Benlik: Bireyin kendi kimliğidir. Bireyin kendisine ilişkin algılarıdır.
7-) Özgüven: Bireyin kendisine tam güvenmesidir. Bireyin kendisiyle barışık olmasıdır. Yapacaklarını başaracağına ilişkin olumlu duygularıdır.
8-) Benlik saygısı (Özsaygı):Kapasitesini bilmesidir. Kendisini sevmesidir. Duygularını tanıması ve kabullenmesidir. Risk alabilmesidir. Fiziksel özelliklerini benimsemesidir.

KİŞİLİĞİMİZ ŞUNLARDAN OLUŞMAKTADIR
1. Bedensel özelliklerimizi nasıl değerlendirdiğimiz (bedenimizi nasıl algıladığımız yani: güçlü, güzel, yakışıklı, uzun boylu, renkli gözlü, sarı saçlı, kumral tenli, ela gözlü, sivilceli, yakışıklı değil, güzel değil, çirkin, aşırı kilolu, kısa boylu vb.)
 2. Düşünce biçimimiz kendimizde var olan bedensel ya da ruhsal durumları kabul etmek ve onunla uyum içinde yaşamasını sürdürmek ya da nefretle bakıp sürekli kendi içinde çelişkiler yaşamak)
 3. Ruhsal Özellikler Bedenimizi ve düşünce biçimimiz bizim psikolojik durumumuzu etkilemekte. Bedensel özellikleri kabullenme, bunu düşüncelerle destekleme yaşanıyor ve çevre ile girdiğimiz ilişkiler de normalse ruhsal yönden de kişilik oluşumuna destek sağlanmış olur
BİR İNSANIN KİŞİLİĞİ NELERDEN ETKİLENEREK OLUŞUR
* Bireyin kendini algılaması - Benlik Algısı

* Ailenin çocukla girdiği iletişim, sevginin yeterli olması ya da yeterli olmaması, - Aile

* Yakın çevrenin ve akrabaların özellikle çocukluk döneminde kişiye verdiği değer - Çevre

* Arkadaş çevresinin, bireyin beklentisi doğrultusunda onay vermesi ve onu kabullenmesi – Arkadaş Grupları

* İçinde yaşadığı toplumun yapısı – Toplumsal Özellikler

BİLGİ İLE İLGİLİ ÖZLÜ SÖZLER

Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır. (Bernard Shaw) 

Bilgi büyük adamı alçak gönüllü yapar, normal adamı şaşırtır, küçük adamı ise kibirlendirir. BRIGITTE

Bilgi bir ışık gibidir. Onu kullanırsanız daha parlak olur, kullanmazsanız söner. (Alexander Everett)

Bir şeye ait herşeyi öğrenin; herşeye dair bir şeyler bilin. (var dyke)

Bir şeyi gerçekten bilmek, onu anlatmakla olur. SOKRATES

Düşünmeden öğrenmek faydasızdır, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir (confuclus)

Erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar, çalışmaktan zevk almazlar (emile raux)


Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur. (peter f.drucker)

Hiç kimse başarı merdivenine elleri cebinde tırmanmamıştır. (j.keth moorhead)

İki şey aklın eksikliğini gösterir: Konuşulacak yerde susmak, susulacak yerde konuşmak. (Sadi)

Zamanında bir adım atmayan tembel, sonradan yüz adım atmak zorunda kalır...... GİOVİO